Erişilebilirlik ve engelsiz yaşama dair güncel makalelerimiz.
Fiziksel çevre, engelli bireylerin bağımsız hareket edebilmesini, sosyal hayata ve iş yaşamına katılımını doğrudan etkiler. Maalesef pek çok şehir, engelli bireylerin bağımsız şekilde hareket etmelerini zorlaştıran, hatta imkansız kılan fiziksel engellerle doludur. Oysa evrensel tasarım (universal design) ilkeleriyle inşa edilen şehirler, sadece engelli bireyler için değil, yaşlılar, bebek arabalı aileler ve geçici sakatlık yaşayanlar dahil herkes için hayatı kolaylaştırır.
Erişilebilir bir kentsel altyapının en temel unsurları kaldırımlar, yaya yolları ve geçitlerdir. Kaldırımların yüksekliği, genişliği ve üzerindeki eğimler tekerlekli sandalye kullanıcılarına uygun olmalıdır. Ayrıca, kaldırım kenarlarında bulunan rampaların eğim açısının %6'yı geçmemesi ve yüzeylerinin kaymaz malzemeden yapılması hayati önem taşır.
"Erişilebilirlik bir lüks değil, kentsel adaletin ve temel hakların en somut yansımasıdır. Engelsiz şehirler, engelsiz bir geleceğin temel taşıdır."
Şehirlerimizi gerçekten erişilebilir kılmak için uygulamamız gereken temel standartlar şunlardır:
Teknolojinin sunduğu imkanlar, kentsel erişilebilirliği yeni bir boyuta taşımaktadır. Görme engelliler için duraklarda sesli yönlendirme yapan mobil uygulamalar, tekerlekli sandalye kullanıcıları için dik yokuşları ve asansör arızalarını gerçek zamanlı gösteren engelsiz haritalar akıllı şehirlerin en güzel örnekleridir. Engelli Memur & İşçi Derneği olarak, yerel yönetimlerle ortak projeler yürüterek şehirlerimizin engellerden arındırılması için çalışmaya devam ediyoruz.